Telegram’ın kurucusu ve CEO’su Pavel Durov, platformunun terör örgütlerinin propaganda ve iletişim aracı olarak kullanıldığı yönündeki ağır suçlamalara karşı güçlü bir savunma yaptı. Fransız ve Alman yetkililerden gelen eleştiriler ve özellikle Moskova’daki Crocus City Hall saldırısının ardından platformun rolü mercek altına alınırken, Durov teröre doğrudan destek vermediklerini, aksine güçlü bir gizlilik anlayışıyla kullanıcılarının haklarını savunduklarını ve terörle mücadele için yoğun çaba harcadıklarını belirtti.
Pavel Durov, Telegram’ın teröre destek verdiği iddialarını kesin bir dille reddediyor. Platformun, uçtan uca şifreleme ve kullanıcı gizliliğini temel alan yapısının, terörist gruplar tarafından suiistimal edilebildiğini kabul etmekle birlikte, bu durumu engellemek adına yapay zeka ve insan gücüyle çalışan moderasyon ekipleri aracılığıyla sürekli mücadele ettiklerini vurguluyor. Tartışmanın merkezinde, dijital çağda gizlilik hakkı ile ulusal güvenlik arasındaki karmaşık denge yatıyor.
Durov’a Yönelik Suçlamalar Nelerdi?
Fransa İçişleri Bakanı Gérald Darmanin ve Alman yetkililer, Telegram’ı uyuşturucu kaçakçılığı, çocuk istismarı ve özellikle terör faaliyetleri için bir araç haline gelmekle suçladı. Mart 2024’te Moskova’daki Crocus City Hall konser salonuna düzenlenen ve 140’tan fazla kişinin ölümüne yol açan terör saldırısının faillerinin Telegram üzerinden koordine olduklarının tespit edilmesi, bu tartışmaları daha da alevlendirdi.
- Fransa İçişleri Bakanı Gérald Darmanin: Telegram’ı “terör örgütlerinin yeni tercih edilen iletişim yöntemi” olmakla ve platformun “suça iştirak etmekle” suçladı. Moderasyon eksikliği nedeniyle uyuşturucu kaçakçılığı ve çocuk pornografisi gibi suçların da kol gezdiğini belirtti.
- Alman Yetkililer: Benzer endişeleri dile getirerek, terör propagandası ve organize suçlar için platformun kullanıldığına dikkat çekti.
- Moskova Saldırısı (22 Mart 2024): Saldırganların Telegram üzerinden koordine olduğu iddiaları, platform üzerindeki baskıyı artırdı.
Pavel Durov’un Savunması: Gizlilik ve Mücadele
Pavel Durov, eleştirilere karşı yaptığı açıklamalarda, Telegram’ın prensiplerini ve terörle mücadeledeki adımlarını detaylandırdı. Platformun kuruluşundan bu yana gizlilik ve güvenliği merkeze aldığını ve bu duruşun değişmeyeceğini belirtti.
- Gizlilik ve Şifreleme: Durov, uçtan uca şifrelemenin sadece suçlular tarafından değil, aynı zamanda hükümet yetkilileri, ordular ve gizlilik arayan milyarlarca masum kullanıcı tarafından da kullanıldığını vurguladı. Şifrelemeyi zayıflatmanın sadece suçluları daha sofistike araçlara iteceğini savundu.
- Aktif Moderasyon: Terörle bağlantılı “propaganda kanallarını” aktif olarak engellediklerini ifade eden Durov, bu tür içeriklerin tespiti ve kaldırılması için yapay zeka tabanlı sistemler ve özel insan moderasyon ekipleri kullandıklarını belirtti. Her ay “milyonlarca” yasa dışı içeriği kaldırdıklarını iddia etti.
- Hükümet Baskısına Direnç: Telegram’ın hükümet baskılarına boyun eğmeme ilkesi, onu diğer platformlardan ayırıyor. Durov, platformun bağımsızlığını koruduğunu ve kullanıcı verilerini üçüncü taraflarla paylaşmadığını belirtti.
- Eleştirilere Yanıt: Eleştirenlerin genellikle gizlilik ilkelerini tam olarak anlamadığını ve terörle mücadelenin karmaşıklığını basite indirgediğini öne sürdü.
Telegram’ın Geniş Kullanıcı Tabanı ve Zorlukları
2013 yılında Pavel Durov tarafından kurulan Telegram, dünya genelinde 900 milyondan fazla kullanıcıya sahip büyük bir platform. 30 milyar doların üzerinde bir değere sahip olduğu tahmin edilen ve halka arz hazırlığında olan uygulama, aktivistlerden gazetecilere kadar geniş bir kitle tarafından kullanılıyor. Ancak bu geniş erişim, aynı zamanda terörist gruplar, suç örgütleri ve dezenformasyon yayanlar için de cazip bir platform haline gelmesine neden oluyor.
Telegram’ın “açık” doğası, hem ifade özgürlüğü savunucuları hem de güvenlik uzmanları arasında sürekli bir tartışma konusu. Platform, bir yandan demokratik hareketler ve muhalif sesler için önemli bir alan sağlarken, diğer yandan yasa dışı faaliyetlerin kolayca organize edilebildiği bir yer olarak görülüyor.
Pavel Durov Teröre Destek mi Veriyor?
Hayır, Pavel Durov doğrudan teröre destek vermediğini, aksine terörle mücadele için moderasyon çabaları harcadığını ve güçlü gizlilik politikalarının kullanıcı haklarını korumak adına gerekli olduğunu belirtiyor. Ancak Telegram’ın uçtan uca şifreleme ve anonimlik sağlayan yapısı, platformu terörist gruplar ve suçlular için cazip hale getirebiliyor, bu da platformun kurucusu ve yöneticisi Durov’u uluslararası düzeyde ciddi eleştirilerle karşı karşıya bırakıyor.
